Archive for the ‘Songül TOKER’ Category
Bu gece ruhum
Bu gece ruhum
Notalar üstünde dolaşmakta
Piyanonun klavyelerinde
Ucmakta bu gece
Canhiraş konçertosu
Çalmaya başladı
Hüzün kokuyor
Arka bahçede
Aşk violinin
Kaypak tellerinde inlerken
Her telinde ayrılık acısı
Her telinde suskun bir sitem
kelebeğin kanat çırpısında
Aç Çocuklar, Songül TOKER
Uyanırım!!!
Kabus dolu uykularımdan
Gözlerimin önünden
Çocuklar geçer bir, bir
Afrika’dan, Asya’dan
Yarı çıplak
Yarı aç
Hastalıktan kurumuş bedenler
Pirinç tarlalarında
Kahve ağaçlarında
Pamuk tarlalarında
Çocuklar ala bildiğine
Yokluğun – Songül TOKER
Buram buram
Hasret kokar
Odam!
Sen kokarsın
Bir tanem
Baktığım!
Her köşede
Dokunduğum
Her şeyde
İçimdeki Çocuk – Songül TOKER
Güzel bir hazan mevsimiydi, gölün etrafında yürüyüş yaparken, çocuk parkının yanına gelmiştim. Oynayan çocukları görmek, onların gözlerindeki coşku ve sevinci yakalamak, beni daima mutlu ederdi. Çocuklarla oynamayı çok severim, o tertemiz dünyaları, hep büyülemiştir beni.
Hemen boş duran salıncağa koşup, sallanmaya başladığımda, tüm yetişkinlerin gözleri üzerime çevrilmişti.
Yaşanacaklar, yaşanmış ve bitmişti – SONGÜL TOKER
Felç geçirdikten sonra, arkadaş olduk tekerlikli sandalyeyle. Sol tarafım tamamen hareketsiz, sağ tarafım ise kısmen çalışıyor. Hapsedilmiş bedende ne kadar yaşanırsa, o kadar yaşamaya çalışıyorum. Çocukların evimizin alt katında, eşyalarımı toplayışını seyrediyorum. Bir kaç gün önce, oğlum Can ile kızım Beste, yanıma gelerek bana:
Yaşamayı Seviyorum – Songül TOKER
Seviyorum insanları
Sarısını
Esmerini
Kadınını
Erkeğini
Düşünmeyi seviyorum
Sevilmenin
Sevilme şeklini
Seviyorum yaratanı
Yarattığı güzelliği
Yaprak Dökümü – Songül TOKER
ERKEK
Bu gün ayrılığımızın yıl dönümü
Beni çarmıha gerdiğin gün
Bu gün
Oturma odamın duvarına
“Seni çizdirdim”
Ben!
Hep seninleydim bir tanem
Akşamları senin karşına geçip
Rakımı yudumlarken
Seni yaşıyordum…..
Unutulmayan sevdalar – I Songül TOKER
Kapı çaldığında, yemekle uğraşan yaşlı kadın, kapıyı açmaya giderken torununa seslendi.
-Kızım, kapıyı duymadın mı?
Ses çıkmayınca gülerek kapıya doğru giderken,” hayırdır bu saat de kim gelirki bana” diye düşünürek kapıyı açtı, yıllardır görmediği oğlunu kapıda gördüğünde, sevinç çığlıkları atarak boynuna sarıldı. Ana oğul hasretle kucaklaşırken:
-Seni çok özlemişim be ana, burnumda
Unutulmayan sevdalar 4 – Songül TOKER
Erdal tüm öfkesiyle merdivenleri hızla indi ve Ömer’in oturduğu evine koşarcasına yürüyerek, kapının ziline ısrarla basmaya başladı. Pencereden bakan Ömer, aşağıda duran Erdal’a şaşkınlıkla bakarak seslendi:
- Ne oluyoruz ya! Dağ başında mı yaşıyoruz?
Erdal, inanılmaz bir güçle kapıyı sallayarak, sanki kapıyı yıkmaya çalışırcasına uğraşırken, başını kaldırarak Ömer’e:
- Aç lan şu kapıyı!



ÇOCUĞUZ BİZ – SONGÜL TOKER
Dünyanın her yerinde
Yeşil
Mavi
Eladır rengimiz…
Çocuğuz biz!
Bazen hüzün olur gözlerimiz
Bazen üşür çıplak kalan bedenimiz
Bazen kıllı zebaniler göğsünde
Çığlıklar kaplar gecelerimizi
Bazen yanarız
Bombalar içinde
Bazen Allah adına
Kurşuna diziliriz…