Archive for the ‘Şiir’ Category

Ağustos 18th, 2010

ÇOCUĞUZ BİZ – SONGÜL TOKER

Çocuğuz biz!
Dünyanın her yerinde
Yeşil
Mavi
Eladır rengimiz…
Çocuğuz biz!
Bazen hüzün olur gözlerimiz
Bazen üşür çıplak kalan bedenimiz
Bazen kıllı zebaniler göğsünde
Çığlıklar kaplar gecelerimizi
Bazen yanarız
Bombalar içinde
Bazen Allah adına
Kurşuna diziliriz…

Ağustos 18th, 2010

SENSİZLİĞİN SESLENİŞİNDE – Fatih Mehmet YILDIRIM

Gramofonda taş plak
Hüzün dolu
Hicaz makamı
Al gözyaşımı
Sakla göğsünde
Vakit
Sabahsız gecelerin sonu
Biraz sonra
Yaslanarak gölgeme
Kendimi
Mannheim sokaklarında
Vuracağım
Yasımı tutma sakın
Ardımdan ağlama

Ağustos 18th, 2010

SEN KİMDİN VAR OLAN DÜNYAMDA

Yaşamın anlamını yazdığım
Taş duvarlarda heceler
Senin
Resmini çizdiler bana
Hiç acımadan
Sen yaşam mıydın?
Benim için
Ne anlamın vardı sanki
Sıradan bir kadındın
Dünyamın yalnızlığını paylaşan
Öylemi idin gerçekten
Sen kimdin
Neden geldin
Suskun güncelerime
Bir harf bile değilken

Ağustos 18th, 2010

SENSİZLİĞİN SUSKUNLUĞU

Sensizliğin
Beklentisiz dönencelerinde
Savrulurum
Aşk nerdesin
Geceler boyu
Seni özlerim
Başımda rüzgarın
Eser inceden
Suskunluğumda
Seni yaşarım
Yalnızlığın izdüşümleri
Ağlamsı zamana tutunarak
Tutunarak gözlerine
Sabrıma

Ağustos 18th, 2010

İZ DÜŞÜMLERİ – Fatih Mehmet YILDIRIM

Yağmur yağıyordu
Hava Sisliydi
Yalnızlığımın
İz düşümleri
Sende gizliydi
Aşka dair ne varsa
Yaşanmış
Ancak bitmemişti
Yaşanacakları
Umursamadan
İşte gidiyorsun
Gözlerinde
Sanki
Şimşekler çakıyor
Yağdı yağacak

Ağustos 18th, 2010

ZAMANIN DİNLENCESİ

Bedenimin şelalesine
Kah sevincim ol
Varayım sahillerine
Kah kederim ol
Dayayayım başımı
Dizlerine
Bir ömür orada kalayım
Medusanın heykeli gibi
Mitolojik dinlencede
Kah gözyaşım ol
Aşkın
Gizzemli girdabında boğulayım
Zaman kelepçesini takayım
Kollarımın isyansı boşluğuna
Deli divane olayım sana

Temmuz 13th, 2010

HASRETİNDE MEVSİMLERİ ÖYLE YAŞADIM BİLEMEZSİN – Yüksel DAYANÇ

Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin.
Aramayı isterdim her dara düştüğümde,
Yanı sıra kahkahalarla güldüğümde.
Hatırlatayım isterdim.
Karanlıkların sabahı beklemesini,
Parmaklıklar ardındaki mahkumun
Hayatını özlemesini,
Hatırlatayım isterdim.
Şafaklarına kadar hüzünlerimizi gömdüğümüz,
Ağlayan gecelerde,
Çocuğun anne sütüne muhtacı nasılsa,
Hasretinde mevsimlerini öyle yaşadım bilemezsin.

Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin.
Çare olurmuydu bir telefondan alo demek,

Haziran 3rd, 2010

Bu gece ruhum

Bu gece ruhum
Notalar üstünde dolaşmakta
Piyanonun klavyelerinde
Ucmakta bu gece
Canhiraş konçertosu
Çalmaya başladı
Hüzün kokuyor
Arka bahçede
Aşk violinin
Kaypak tellerinde inlerken
Her telinde ayrılık acısı
Her telinde suskun bir sitem
kelebeğin kanat çırpısında

Mayıs 23rd, 2010

Aç Çocuklar, Songül TOKER

Uyanırım!!!
Kabus dolu uykularımdan
Gözlerimin önünden
Çocuklar geçer bir, bir
Afrika’dan, Asya’dan
Yarı çıplak
Yarı aç
Hastalıktan kurumuş bedenler
Pirinç tarlalarında
Kahve ağaçlarında
Pamuk tarlalarında
Çocuklar ala bildiğine

Mayıs 12th, 2010

Yokluğun – Songül TOKER

Buram buram
Hasret kokar
Odam!
Sen kokarsın
Bir tanem
Baktığım!
Her köşede
Dokunduğum
Her şeyde